Uzman Psikolog
Rahime ŞEKER ÇINAR
Çocuk - Ergen ve Aile Terapisti
0553 102 16 82

Makaleler » OKULA BAŞLARKEN…

Okul çağı dönemi 5 yaş anaokulu döneminden başlayarak üniversite eğitiminin sonu olan 20 yaş a kadar olan dönemi kapsayan süredir. Fakat biz bu yazıda 5-7 yaş aralığı olan okula başlama dönemini ele alacağız. Okula başlama dönemi her çocukta farklılık gösterir. Bazı aileler 5 yaşından itibaren çocuğu anaokuluna vermeyi tercih ederler bu durumda çocuk 5 yaşında okul hayatıyla tanışmış olur. Bazı durumlarda ise aileler 6-7 yaş döneminde çocuğu okulla tanıştırmayı tercih ederler. Her iki durumda çocuğun yaş ve gelişim özelliklerine bağlı olarak yaşanacak sorunlar ve bu sorunların çözümleri farklılıklar gösterir.

5 yaş dönemi çocuğun sorgulama, hayatı keşfetme, idrak etme, bireyselleşme, gerçek anlamda sosyalleşme becerilerinin artmaya başladığı bir dönemdir. Bundan önceki dönemlerde çocuk toplum kurallarını uygular ama tam içeriğini ve anlamını bu dönemde kavramaya başlar. Bu süreç bazı çocuklarda çekingenliğin artmasına, bazı çocuklarda ise dışa dönüklüğün artmasına neden olmaktadır. Çekingenlik düzeyi artmaya başlayan çocuklarla ilgili aileler dikkatli olmalıdır. Bu çocuklar çevrelerindeki çocukların yanında kendilerini yetersiz hissetmekte ve oyun oynamaktan, kendilerini ifade etmekten, konuşmaktan ve hatta eğlenmekten vazgeçip içe kapanmaya başlarlar. Bu durum çocuğun okul ortamıyla baş etmekte güçlük yaşadığının bir göstergesidir ve sosyal becerilerinin geliştirilmesi ve sosyal kaygısının giderilmesi konusunda desteklenmeye ihtiyacı vardır. Aksi takdirde çocuk özgüven kaybı yaşar ve bu durum çocuğun psikolojik gelişimini ve eğitim hayatını olumsuz etkileyebilir.

6 yaş dönemine geldiğinde ailelerin en büyük endişelerinden biri çocuğun okula hazır olup olmadığıdır. Sevgili anne-babalar! Eğer çocuğunuz; kıyafetini kendi giyebiliyor, yemeğini yiyebiliyor, ayakkabısının bağcıklarını bağlayabiliyor, kalem tutabiliyor, tek başına tuvalete gidebiliyor, kişisel hijyenini sağlayabiliyor, psiko-sosyal becerileri gelişmişse, düğmelerini yardım almadan kapatabiliyor, ‘ büyük-küçük’ ‘sağ-sol’ gibi kavramları ayırt edebiliyor, algılaması gelişmiş ve içinde en az 3 komut bildiren cümleleri anlayıp uygulayabiliyorsa okula başlaması için bir engel yok demektir. Fakat, Çocuğunuzun okula hazır olması için zihinsel olarak gelişmesi ve sınıf içi etkinlikleri yerine getirmesi yeterli değildir. Çocuğun sınıf-dışı etkinliklerde de, sosyal becerileri, fiziksel yapısı ve psikolojik gelişiminin de başarılı düzeyde olması büyük önem taşır.

A.Oktay ‘okul olgunluğu’ kitabında bu durumu şu sözlerle anlatır. ‘‘her çocuk kendisinin önemli olduğunu, istenildiğini ve bir şeyler yapabileceğini hissetmelidir. Güven ve yeterlilik duyguları, başarıda önemli rol oynar. Okula kendileri hakkında olumlu duygularla başlayan çocuklar şanslıdır. Kabul edildiklerini bilirler ve nasıl başarılı olacaklarını öğrenmişlerdir’’.

Birçok çalışma gösteriyor ki özgüveni olamayan, ürkek, kendini sınıf ortamında ifade etmeye çekinen içine kapanık çocukların okul başarısı daha düşük olmaktadır. Bu çocuklar yoğun kaygı duygusuna bağlı olarak sahip oldukları becerileri gün yüzüne çıkaramaz ve öğrenmekte daha çok güçlük yaşayabilirler. Bu durum aslında pek şaşırtıcı bir sonuç değildir. Zihni kaygı ile dolu bir çocuk okula ve derslerine yeterince odaklanamayacağı için hak ettiği başarıyı da sergileyemeyecektir. Bu durum onun daha da çok moralini bozacağını için içine kapanma artacak ve bu durum kısır döngü halinde devam ederek kaygılı, isteklerini dile getirmekte çekinen ve bazen kendini korumakta güçlük yaşayan bireyler ortaya çıkaracaktır. Dolayısıyla çocuk hak ettiği başarıyı gösteremeyecektir.

Çocuğun okula başlaması için en uygun yaş 72 ay dır. Çocuk bu dönemden daha erken okula başlarsa gelişimini tamamlamadığı için bazı sorunlarla karşılaşır. Bunlardan bazıları;

• Çocuk gelişiminin büyük kısmını 0-6 yaş döneminde tamamlıyor, bu dönemi tamamlamadan okula vermek gelişimini yarım bırakıyor.
• Bu dönemde çocukların dikkat süresi çok kısa olduğu için ‘ dikkat eksikliği’ etiketinin yapıştırılmasına yol açıyor
• Oyun dönemini tamamlamamış çocuk sınıfta da hep oyun oynamak istiyor ve adaptasyon sorunu yaşıyor. Çocuk dürtü kontrolünü kazanmadığı için sınıf içi kurallara uymakta zorluk yaşıyor.
• İnce motor becerileri gelişmediği için yazı yazmakta zorlanıyor ve okuldan soğuma başlıyor, dahası özgüveni sarsılıyor ve çocuk ‘ disleksi’ şüphesi oluşturuyor.

Bütün bu süreçlerin altında yatan en önemli faktör, çocuğun benlik saygısı ve özgüvenidir. Bu konuda düşük özgüven kadar yüksek öz güven de tehlikeli ve zararlıdır. Ailenin görevi çocuğa gerçekçi ve dozunda benlik saygısı kazandırmaktır.

Çocuğunuzu okul hayatına hazırlamak için öncelikle iyi bir iletişim kurun ve aktif dinleyici olun. Göz teması kurarak, ılımlı bir ses tonu ve sakin bir ortamda konusun ve okul ortamını, okula gidince nelerle karşılaşacağını ve ne yapması gerektiğini( nerden yemek ve su alır, tuvaleti nasıl kullanmalı, öğretmeniyle nasıl iletişim kurmalı..vb) konuşun. Yeni arkadaş ortamına uyum sağlamak için neler yapması gerektiğini anlatın ve onun kaygılarını konuşun ve çözüm üretin. Bu sayede çocuğunuzun okula psikolojik olarak uyum sağlamasını kolaylaştırmış olursunuz.

Yukarı Hisar Mah. Antalya Cad. No 48/14 Manavgat / Antalya
0553 102 16 82
info@terapimanavgat.com

Tüm hakları Psikolog Rahime Şeker’e aittir, izinsiz kullanılamaz © 2017

Tasarım Altantois